20 Nis 2010

SADECE KENDİM

… Her gün bir öncekiyle aynıdır. İnsanlar, konuşmalar hatta kavgalar bile. Bir anda ,bir değişiklik olur, sen devamında her şeyin bir çorap söküğü gibi değişeceğini düşünürsün, bir şeyler değişmeye başlamıştır bile gözünde. Sonra bir an durursun ve durdurursun zamanı. (hiç kıpırtı yok !) Sahneleri başa sararsın, tekrar yaşarsın, haksız mıydım acaba diye düşünürsün, doğru kararı mı aldım dersin, yok hayır o haklıydı aslında.

Bir daha başa al her şeyi,geri sar yine yaşa, dur bakalım kim haklı çıkacak bu kez; meğer gerçekte sen haklıymışsın. Yok yok bir kez daha düşünmeli…

Acaba kaç yere yaşarsın olayları yeniden kafanda? Kaçında haklı bulursun kendini, kaçında kapının önüne koyarsın içindeki “kötü”yü?

Bir şey değişince sen her şey değişecek sanırsın ama yanılırsın, istersin ki etrafındaki tüm insanlar da değişsin. Hala farkında değilsindir “kendi”n faktörünün. Sorun sende olamaz , sorun herkestedir çünkü.

Eskiden ben kendimden kaçabiliyordum, “kendi”mi bırakabileceğim biri vardı çünkü. Sonra o yok oldu birden, ben hiç fark etmeden. Ne zaman nerede kaybettiğimi ben hiç bilemedim. Sonra yanımda bambaşka birini buldum,korktum. Koştum uzaklara, koşarken bir çukura düştüm. Kalakaldım orada, kimse sesimi duymadı, bekledim bir süre, kimse yok yardıma gelen, tırmanmaya başladım. Düştüm. Yine başladım. Yine düştüm… derken çıktım kurtuldum kuyudan, bir baktım ki aynı yer değil orası. Yürüdüm günlerce, hiçbir şey düşünmeden, çok yoruldum, bir ağaç gölgesinde uykuya daldım. Rüyamda okyanus sandığım bir akvaryumdaydım. çiklet balıkları ve papağan balıkları vardı yanımda. Onlara “o” nu sordum. Ne cevap aldığımı uyandığımda unuttum. Gökyüzünü seyretmeye başladım, parlak yıldızları ve şimdiye kadar gördüğüm en güzel ayı. Hayat çok değişecek biliyordum. Ama istiyor muydum gerçekten bu değişimi , onu hiç bilmiyordum. Yapayalnız hissettim bir an gecenin karanlığında.

Hiç karar almadan yaşadığım hayatımda, ilk kararımı o gece aldım, hiçbir şey yapmayacaktım. Gerçekten bencil olan insanların beni bencillikle suçlamaları geldi aklıma, gülümsedim. Hiç kimse için hiçbir şey yapmayacaktım.

Bencil olma kararımı işte ben böyle aldım.

18 Nis. 10

4 Nis 2010

koku hafızası

   ne garip insanın koku hafızası. zaman geçiyor, ilişkiler bitiyor, insanlar uzaklaşıyor birbirlerinden, hatta yüzler bile siliniyor hafızadan ama kokular bir türlü yokolmuyor. yıllar sonra bile "o" nun kokusunu hatırlıyorsunuz, herhangi birinden duyumsadığınız ve unutulduğunu sandığınız birçok şey de geri geliyor, sanki dün yaşanmışlar gibi. sevdiklerinin kokusu... inanılmaz huzur verici, tahrik edici, aşkla dolu. ama zamanlar, mekanlar ve kişiler değişince, o koku size eziyet etmeye başlar. özlersiniz, deli gibi özlersiniz. özlediğiniz sadece o değildir. özlenenler tüm geri gelmeyecek olanlardır, anlar, o zamanki yaşantınız. özlenen bir kişiyken birden çok şey olmaya başlar. kalbiniz ağırlaşır.
   bazı kokularda çocukluğumuzu hatırlatır. gülümsersiniz kendinize. ama yine de bir yerde yürek hırpalanır, çünkü hatırladıklarınız geri gelmeyecek olan tüm güzel zamanlardır, çünkü bir daha hiç o zamanki kadar saf,temiz ve mutlu olamayacaksınızdır, çünkü ailenizi özlersiniz.
   ben çocukken, her akşam babamın bize getirdiği çubuk krakerin,
   niye şimdi beni bu kadar acıttığını anladım.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...