9 Ağu 2010

bak yine bilemedim.

Sevgili şımarık çocuk,
Söze aslında bir bok olmadığını söyleyerek başlamak isterim.  Eşitiz sevgili çocuk bunu anla. Senin tek farkın belki eski sevgili sayındır ki bunu avantaj sayıyorum kendim için, olsa olsa senden daha saf olabilirim değil mi. Ben sana kendimi anlatamadan ortadan kayboldun ya ben oradayım hala. İşte başlıyoruz.
Ben seni seviyordum. Evet senin “ne çabuk” demene rağmen seviyordum seni. Birini sevmek için  yüz yıllar gerekmediğini anlatacaktım daha sana. Ayrı ayrı her şeyini seviyordum. Gülüşünü mesela çok seviyordum. Güzeldi. Hala öyle değil mi. Bir iyilik vardı senin içinde. Gerçi kime anlatsam seni, “salla onu” diyor bana. Ben bilmiyorum hala, seni sallayıp sallamadığımı. Aklımdasın işte. Aslında iyi biri diyorum, “mesela?” diyorlar, biraz düşünüyorum, yok işte belli bir olay, yok. Galiba iyi olduğuna inanmak istiyorum. Neyse sana demem o ki, iyi biri ol çocuk, bu sana yakışan.
Çok yalan söylüyordun çocuk,bak yalan kötü bir şeydir  ve ben  yalan söyleyenlerin ağzına acı biber sürüyorum, sonra da ağlıyorlar. Ağladığında anladın bunu değil mi, yalan kötüdür ve bana söylenmez. Sana karşı kibar olmak istemiyorum çocuk biliyor musun. Kötü davranmak istiyorum, küfretmek istiyorum sana, sen beni hırçın yapıyorsun neden bilmiyorum. Geriyorsun beni. Laftan anlamıyorsun çünkü, acıtmak gerek sanki seni. Sana eziyet etmek istiyorum, planlar yaparken buluyorum bazen kendimi. Sonra iyi biri olduğumu hatırlıyorum da planları çöpe atıyorum. Ama çocuk 3 sene önce karşıma çıksaydın ve biz aynı şeyleri yaşasaydık seni yağlı kazığa oturttururdum biliyor musun. Neyse ki artık iyi biri oldum. Uğraşmıyorum kimseyle. Şanslı bir bebeksin.
Sözlerini tutmuyorsun. Buna da kızıyorum. Kandırmaya çalışıyorsun, bir de beceremiyorsun.  Annene şikayet etmek istiyorum seni, elimden bir şey gelmiyor. Baban kulaklarını çeksin istiyorum. Susuyorum.
Evet çocuk, artıların ve eksilerin ortada. Benden iyisini bulamazsın bu eksilerleJ hea madem bu kadar kötüsün ben niye seni istiyoruma gelince, gülüşün diyorum ya, yanaklarım kızararak…

3 yorum:

  1. Süper bir yazı olmuş ya bayıldım.. ama bence sen bu Sevgili Çocuk'u bu kadar sevme. Neden nersen, sonra üzülen değer veren taraf oluyor. Kendimden biliyorum ama ahh kahretsin lanet gülüşü.. Yanakları kızararak hemde..
    Sana da hak vermek elde değil..

    YanıtlaSil
  2. kimseyi çok erdemli olduğu için sevgilimiz kılamayız.sevgi duyu organlarımızdan yol alır,akıl ve muhakemeden değil yazık ki...

    YanıtlaSil
  3. süpermiş :)Bazen gerçekten bir gülüşün ardından koşarız yıllarca, o ise bunu yapmak için hiç çaba sarfetmemiştir oysa...gülmüştür... geçmiştir...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...