2 Eyl 2010

tek başına


Mutsuz görünüyormuşum.
...
Mutsuz bir çocuk muyum gerçekten diye düşünmeye başladım. Değildim aslında. Sadece belki biraz huzursuz… ama mutsuz değilim.

Çok düzenli bir hayatım vardı. Önceleri planım, iyi bir iş, mutlu bir evlilik ( her evlilik mutluluk getirirdi zaten benim kafamda), çocuklar vs. Basit ama huzur dolu bir yaşam kısacası. Fazlasını istemiyordum hiçbir şeyde. Gerçek anlamda mutluydum çünkü. Elimdekiler beni tatmin ediyordu.  

Kısa sürede birçok şey değişti. Önce “güven” duygusu yok oldu. Sonra gerisi geldi.  Kandırılmıştık hissi acı bir şeydir  ve intikam duygusunu tetikler. Yaşananların gerçek boyutunu, araya yılları soktuktan sonra, yeni anlıyorum. Talihsizlik. Bu kelime yeterli yaşanan olayın tanımı için. O zamanlar çok ağırdı benim için her şey. Güvenin kaybolması, sevginin ve saygının azalmasına neden oluyor, sonrasında da şiddet dolduruyor, güzel duyguların bıraktığı tüm boşlukları. Güzel anılar siliniyor hafızadan gizli bir el tarafından. Bir gece yakandan tutarak uyandırıyor çığlıklar… ve  ölüme 1 kala! Korku hiçbir zaman bu kadar baskı yapmamış göğüs kafesime, tüm bağların koptuğu, hayatım boyunca en kimsesiz kaldığım gece.

Ben bencil değildim, ben sabit fikirli değildim, ben herkesi sevebilirdim… o geceden önce.  
Uçurumdan düşüyormuşum hissi uzun süre devam etti. Hayatım bir anda boşaldı, herkes birer birer  yok oldu. “Tek başınasın!”  cümlesi, beynime kazındı.  Kabul ettim, kabul etmeye çalıştım daha doğrusu. Hırpalandım. Yıprandım. Tek başıma olmayı denedim.

Ben değiştim. Hem de çok. Anlayışlı görünmem, yapılanları ciddiye almamamdan. Kendime öyle güçlü bir zırh yaptım ki… çünkü ben tek başınaydım!  Benim dünyamda  doğru ve yanlışlar kesin çizgilerle belirlendi. Dışına çıkmak yok. Yalan yok. Teklif yok. Israr yok.  Sevgi istemek yok. Aşk yok. Bağlanmak yok. Saygı var.

Önceden başkalarına güvenirdim, sonra sadece kendime güvenmeye başladım. Güçlendim. Güçlü hissetmek, insana farklı bir çekicilik kazandırıyormuş, gördüm.  Gelecek planlarımı yaşayan insanların, mutsuzluğunu gördüm.  Bir iş ve bir eş.  Sadece bu ikisi için dünyaya gelmiş olmamalıydım. Dünyayı kurtarmak değil hedefimJ Ama bu kadar sığ da olamam. Sınır koyamam kendime. Tek başınayım ve  her şey için çok zamanım var. Bu mükemmel bir his!

4 yorum:

  1. çok yalın,çok kesin,çok emin olmakla beraber okuyanda garip bir ürküntü bırakması yazınızın acaba neden diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  2. Canım.. öncelikle kendine güvenmen çok güzel. Sadece kendine güven gerisi zaten gelir. Kimseye fazla güvenmeye gerek yok zaten. Sonra ne oluyor?
    Hayalkırıklığı bizi daha çok kırıyor..
    Sevgilerle.. mia.

    YanıtlaSil
  3. Herşeyle dostluk kurabilmeli. Dostluklar karşılıklı menfaata dayanmayan ilkeli bir hayatı paylaşabilmektir. Kimliğin, kişiliğin, kariyerin ve kendini bu evrende yararlı bir varlık olarak görmen gerçek huzur ve mutluluğun anahtarı olabilecektir.

    YanıtlaSil
  4. Guclu olmak guzel, herkesin de yapabilecegi birsey degil. Ancak yalniz olmak insani yorar. Siglastirmaz ama donuklastirir. Cocuklar ve dostlarla dolu bir hayat dilerim sana ... en kisa zamanda :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...