3 Ara 2010

son hikayem

Bana hikayemizi anlat diyordu, o ses. “hikayemiz…” bir hikayemiz  var mıydı, bundan bile emin değildim. Hatırladıklarım şiddetli kalp çarpıntısı, kaybetme korkusu ve mide bulantılarıyken… hangi hikayemizden bahsediyordu ?

Yaşam boyunca birçok insanla kesişir hayatlarımız. Binlerce kişi tanırız, yüzlerce kişiden hoşlanırız, onlarcası arkadaşımız olur ve bir kez, evet sadece bir kez, eğer şanslıysak, ruh eşimizle, kendi parçamızla karşılaşırız.
Onu ilk gördüğümde, çocuk denebilecek yaştaydım.  Onu gördüm, beğendim ve unuttum, bir yıl sonrasına kadar. Tanışmamız neredeyse bir yıl sonra olacaktı çünkü.  Tanışmasaydık eğer o, sadece “hoş bulduğumuz”  yüzlercesinin arasında yok olup gidecekti. Ama biz bir kez daha karşılaştık ve bir kez daha ve bir kez daha…

1 yorum:

  1. Daim olsun güzel karşılaşmalarınız.

    Yarın Cumartesi. Hava güzel olacak. Pazar bozacakmış hava. Ben de kadıköyde oturuyorum. Göztepede. Yarın en doğal halinle gitmelisin. yapay olmamalısın. Makyaj bir maske gibidir. Bence senin ruhunu okuyabiliyor mu ona bak sen. Gözleri parıldıyor mu? Bir de onun gözlerinin içindeki gözbebeğine iyi bak kendini görebiliyormusun orada. çünkü gözler kalbin aynasıdır. (Bu kadar)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...