8 May 2010

basit bir hikaye

Nereden girdiniz hayatımıza , hangi boşluğumuzdan sızdınız yüreğimize sormadan edemedik işte, affediniz. Sizi tek kişilik odamıza aldık, kusura bakmayınız. Çift kişilik odalarımız özel olanlar, yani gerçekten kalmaya niyetlenenler içindir. Fakat siz kapıdan girer girmez söylediniz fazla kalamayacağınızı, içeri almalı mı almamalı mı telaşıyla bizi baş başa bıraktınız bu tavrınızla. Derken bir baktık ki yerleşmişsiniz, biz hiç farkında olmadan. Neyse bir temizlikte sizden sonra yaparız, siz gidince toparlarız bünyemizdeki tek kişilik odamızı. O zaman fazla kaynaşmayalım, sonra kalmanız konusunda ısrarcı oluruz, yok sizi sıkmak asla istemeyiz. Yalnızlığınızla gelmiştiniz. Yine onu alırsınız giderken, emanet dolabında saklıyoruz onu sizin için, endişelenmeyiniz. Merak etmeyin hiçbir şeyiniz kalmaz bizde hatta, Belki bir parça da götürürsünüz bizden. Bir kere sizi misafir saydık, ondandır tüm yaptıklarınıza olan hoşgörümüz. Bazen duygusuz olursunuz, bazen bencil, bazen sinirli, bazen kızgın, bazen de kıyarsınız işte size aşkla bakan gözlere ve biz buna da alışırız, bekleriz. Hayır, sizi karalamak değildir niyetimiz, inanın aslında siz çok değerlisiniz. Sadece merak ederiz, niye hep “ yolu gösteren” biz oluruz hiç düşündünüz mü?

Kapıdan çıktığınız anda kapanır sizi yazan tüm defterler, susar sizden bahseden şarkılar, kokunuzun sindiği çarşaflar yıkanır, gülüşleriniz silinir hafızalardan ve değişir fonda ki müzik, yeni gelecek olana hazırlık başlar.
Yalnızlığınızdan sıkılmıştınız, biraz hava almaya çıktınız, bizle karşılaştınız. HEPSİ BU ASLINDA.basit bir hikaye, bir daha yaşayamayacağınız.

yoktan var etmek "kafada"

Acaba zaman mı kaybediyorum seninle, sana ulaşmaya çalıştığım zamanlar boşuna mı? İnsan nasıl anlayacak birinin sadece “ vakit kaybı” olduğunu? Ne peki, beni hala burada tutan? İçimdeki “sana bir gün mutlaka ulaşacağım” umudu mu? Bence o gün geldiğinde artık benim varlığım olmayacak, çünkü bu aşk artık gerçeğinin farkında ve yavaş yavaş yok olmakta. Belki de sen hiç yoktun aslında. Ben vardım sadece. Önce kafamda yarattım seni, tüm mükemmel sıfatları atfettim sana, bolca duygu kattım işin içine, sonra o içimdeki adama verdim tüm benliğimi. Sonra bir gün yalnız uyandım. Meğer her şey bir rüyaymış. İnandığım bir rüya sadece, uyanınca geçen.

bir tür karmaşa

Kafa karışıklığı içi karışıklığı anlamsızlık yalnızlık mide krampları kalp sıkışması ağırlık uyku modu dağınık saçlar yenmiş tırnaklar hissizlik yemek yemeyi unutma gözlerdeki kızarıklıklar ve bekleyiş sadece beklemek Yatağından çıkmadan hiç ses çıkarmadan hatta nefes almadan tüm yalnızlığınla birlikte beklemek Sonrasında neyi beklediğini unutmak Hayatındaki insanları unutmak tüm geçmişini unutmak en sevdiklerini sadece bitmiş bir rüya gibi hatırlamak ve yine unutmak kim olduğunu niçin yaşadığını unutmak yaşadığının tek kanıtı başındaki inanılmaz ağrı fotoğraftaki yüzleri tanıyamamak duyulan sesleri anlayamamak zaman kavramını yitirmek ve en sonunda kendi yüzünü tanıyamamak ve o anda hissettiğin müthiş yalnızlık ve geri dönülemeyecek kadar uzakta olduğunu fark etmek alev alev yanarken bir anda üşümek Başladığın yere geri dönmek ve sonsuz uykuya kapatmak gözleri.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...