13 Haz 2010

rüya

Birini rüyanda görmeye başladıysan , o senin hayatına sinmiş demektir. O kişi aklında, bilincinde, bedeninde kısacası tüm varlığında yer bulmuş kendisine.
Rüyalar hep kokutur beni. Olaylar yoktur, mekanlar vardır tanımadığım ama bana ait sandığım. Renkler vardır karmakarışık. Hiç konuşmam, sadece izlerim. Gerçek hayatta bu şartlar sağlandığında, başıma hep kötü bir şeyler gelir.
Bazen de rüyamda özlediklerimi görürüm.” O” hayatımdan hiç çıkmamış gibi bir kurgu olur hep. O konuşur ben dinlerim, gülerim çünkü keyifli şeylerden bahseder ve özlem duygusunun yok olduğunu düşünürüm. Uyanınca kabus başlar, çünkü bin kat artmış bir özlem duygusuyla uyanırsın. Uyandığına pişman olursun önce, rüyanda onu gördüğün için, bilincinin sana yaptığı bu oyuna kızarsın, kendine darılırsın ve “acaba şimdi ne yapıyor, nasıl?” sorusu beynini tırmalamaya başlamıştır artık. Birlikte uyanışlarını düşünürsün sanki yüzyıllar önce yaşanmış  olan ve bir iki damla gelir ardından tutamadığın. Derin bir nefes alırsın. Kalbine bu baskı fazla ağır gelir, kıpırdayamazsın. Sessizce “düşünme” dersin, “hiçbir şey düşünme artık onunla ilgili.” Sadece yaşamaya devam et, güne başla. Hayat zaten öyle bir şey ki sen istesen de istemesen de zamanla silecek tüm hafızanı, sen şimdi o anı  bekle.
Rüya görmeli arada, ama çiçekler, böcekler, güneş olsun rüyada, bir bahar havası yani. Birileri illaki olacaksa, gülen, neşeli çocuklar olsun. Güzel bir rüya olsun, keyifli uyanabileceğim .
Güzel bir “rüya” görmeyeli çok uzun zaman oldu.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...