6 Ara 2010

aslında bu bir aşk yazısı olmayacaktı

Soğuk… gri bir hava. Çaydanlıkta kaynayan suyun sesi… Mutfak camından karşıdaki çatıyı izliyorum, çatıdaki kuşları. İkisi var ki sürekli dipdibeler. O ikisi sanki gülüyorlar birbirlerine. Daha koyu olanı bir hikaye anlatıyor, hikaye o kadar eğlenceli ki neşeleri buradan fark ediliyor.
Kuş olmayı düşlüyorum. Sınırlar, vizeler yok! Dünya senin. İstersen bu gece onun kollarında uyursun. İstediğin an dönersin ait olduğun yere.
Çayın ocakta olma durumu bana huzur veriyor. Çayı koyunca ocağa ev, gerçek bir ev oluyor. Sıcak çay eşliğinde yalnızlık tripleri, dergiler, hafif müzik, birkaç damla… Özlüyorum.
“O”nu yazmak için başlamıyorum beyaz kağıtlara ama kurduğum cümleleri toplayınca “o” oluyor.
şarkısı burda :(
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...