22 Oca 2011

Sorgula

Susma sorgula.
Düşün. “gerçek” dediğin o mu gerçekten?
Kurduğun hayallerin içine mi yerleştirdin onu, yoksa onun için yeni hayaller mi kurdun? “Olmasaydı eğer…”  sorusunun cevabı hüzün mü, yoksa tepkisizlik mi? Onunlayken başkasını düşündün mü hiç? Başkasının dudaklarını?
Kıskandın mı onu? Düşününce çıldırdın mı, onun dudaklarının bir yabancıya değdiğini? Uykusuz geçen gecelerin oldu mu, onu düşünmekten? Sensiz başına bir şeyler geleceğinden endişelendin mi deli gibi? Tüm bildiklerini unutup, saflaştığını, temizlendiğini hissettin mi, onun kollarındayken? Oynamana gerek kalmadığını anladın mı, gözlerine bakarken?
Kaç defa aşık oldun, kaç defa unuttun, kaç kere ağladın, kaç kere kendini kaybettin bir önemi yoksa… Sen onun kokusunda huzur buluyorsan… Ve yanında değilse… Ne önemi var ki gözlerindeki yaşın.
Ölümden korktun mu ilk defa, onu bir daha görememek endişesinden? 

19 Oca 2011

düşünmeden ...

Haksızlık. Ne dolu bir kelime. Bazen bütün bir ilişkinin özeti, bazen de son anda yakalanan bir bakışın.  “Haksızlık yaptım mı gerçekten?”  sorusuysa geceyi sabahla bitirir. Kıpırdayamazsın bile. Sadece düşünürsün, aklına gelen her ayrıntıyı, yaşanan tüm “son”ları.
“ona en son ne zaman sarılmıştım?” sahi, ne zaman?
Zor işte bazen, en basit cümleleri dillendirmek bile. Sen sesini duymak istersin, ama milyonlarca kilometre izin vermez elinin telefona uzanmasına.  

Hayatının yasaklar listesine ekleyeceğin bir cümlen daha olur ve yasaklar listen doldukça, senin yaşam alanın küçülür, sen hissetmeden.

Belki de sadece ağlamak istiyorsundur ve ona sarılmak.

14 Oca 2011

baskı

ben kafamda başka bir dünya yaratırım ve o dünyaya göre yaşarım. siz de bana "yalancı" dersiniz. oysa tüm sözcüklerim doğrudur aslında, sadece benim dünyamda.

7 Oca 2011

kendine gülmek

Kendi kendime gülerken yakalıyorum  kendimi. Ne yapıyorum ben ya, diyorum. Daha da büyüyor gülme seansım. Basitleştir durumu diyorum kendime, alt tarafı aşık olduğun adam da sana aşık. Hepsi bu. Ne bu yani aynada kendini güzel bulmalar filan. Odayı toplarken ki heyecan. Dönüp dönüp aynı fotoğraflara uzun uzun bakmalar. Yatağa uzanıp, geçirdiğin her günü tekrar tekrar düşünmek…

Sadece ben yaşıyorum sanki bu duyguyu, dünya da ilk ve tek olarak ben. İşte bu mucize bir tek beni buldu, düşünebiliyor musun diyorum kendime, gülüyorum.
Evet abartıyormuşum gibi görünüyor. Ama değil işte. Bak yine gülüyorum.
Ben çok mutluyum onunla. Hele boynuna sarılınca…
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...