13 Ağu 2011

tez konum

Sanırım tez konumu belirleme zamanım geldi. Tabi ki vakit buldum bunu düşünmeye bu uzun yaz gecelerinde. İş yönetimi ya da uluslar arası ekonomi…  Siyaset bilimi ya da Türkiye’ nin sosyal yapısı… Bu konular da çok ilginç ama çok daha güzel fikirlerim var benim, ilk kitabım için.  
Ben daha ciddi konulardan bahsetmek istiyorum kitabımda sevgili hocam. Genç bir kızın en büyük problemi olan, o yakışıklı nasıl tavlanır konusuna eğilmek istiyorum mesela. Kazandın diyelim o süper damat adayını, peki ya nasıl saklamalısın onu diğer yırtıcılardan? Evet evet, sayın hocam, ben hayat için asıl gerekli olan konulara girmeliyiz diyorum. Evlenmek mesela, nasıl güç bir olay değil mi, ya yürütmesiJ ?  
En güzel yemek nasıl pişirilir, biricik sevgilin için?  Nasıl saklarsın aslında onu deli gibi kıskandığını? Neler söylemelisin o güzelim çiçekleri aldığın zaman? Nasıl sarılmalısın ona,  kokusunu daha iyi duyumsamak için? Ne tepki vermelisin seni incittiğinde? Boğazları sızlamaya başlayınca hangi çay iyi gelecek ona? Yaptığın portakallı keki sevecek mi bakalım? Yapacağın büyük sürprizi en az kaç gün önceden planlamalısın ve nasıl saklamalısın?

Sanırım kafanızda bir şeyler canlandı sayın hocam. İnanın çok seveceksiniz benim tezimi ve eminim böylesini hiç görmemiş olacaksınız. Evet, haklısınız, sizde bıktınız basmakalıp tezlerden biliyorum. Biraz erken olacak ama sizce de devam etmeli miyim bu alanda uzmanlaşma işine? Bildiğim bir okul var bu konuda yüksek lisansa öğrenci kabul eden,  ama emin olamıyorum işte, doğal süreci takip edip bizzat yaşarak mı, yoksa deneyimlerden yararlanıp okullu olarak mı, hayatın bu en mühim konularında bilirkişi olayım? Evet ben de öyle düşünmüştüm, yaşayarak öğrenmek farklı bir haz, haklısınız.
Teşekkür ederim yardımlarınız için. Sizin bilgilerinizde çok değerli tabi, ama kabul edin çözüm bulamıyorsunuz bildiklerinizle eşinizi evde tutmaya. Demek ki bir yerlerde hata yapıyoruz. Gerçekten bilmemiz gerekiyor mu Ruanda da ki katliamı? Hayır, öğrendiğimden beri pek rahat uyuduğum söylenemez de. Midem kasılıyor sık sık. Peki ya o soykırımlar… 18. Yy çalışma saatleri… Köyden kente göç eden arabesk toplum… Darbeler… İnanın öğrendikçe utanıyorum. Hayır, normalde pek hassas yapıda olduğumu söylemezler. Ama bu konular işte düşündürüyor beni ve sonra midem işte varlığını hissettiriyor şiddetle. İnanın ben bilmiyorken tüm bunları, sadece kendi ilgi alanımla meşgulken daha mutluyum. O zaman neden bilmeliyim ki beni mutsuz eden tüm bu dramları?
Bunları boş verelim de siz saçınızı nerede boyatmıştınız sahi, inanılmaz canlı görünüyor da tüm o sıcak tonlar? Kırmızı ruj da pek yakışıyor size, bunu söylemiş miydim daha önce?

1 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...