20 Ara 2011

yazmaya başlamak...

Yazmaya başladığımda yeterince sustuğumu düşünüyordum. Çok mu yalnız kaldım, çok mu terk edildim, bilmiyorum. Bildiğim tek şey kimseyle konuşamamamdı.

Bazı şeyler sizin seçiminiz değildir. Hangi anne babaya sahip olacağınızı seçemezsiniz mesela ve çoğu kez onlarla yaşayacağınız ilişki de sizin elinizde değildir.

Eğer size muhtaç bir canlı varsa onu hiçbir zaman örselemeyin, hayır, koşulların dönüp dolaşıp sizin aleyhinize sonuçlanacağını bildiğimden değil, sadece onun size gerçekten ihtiyacı olduğu için bunu yapın. Çünkü o sizin belki dünyanız olmasa da, daha önemli varlıklarınız olduğunu düşünseniz de, onun tüm varlığı sizsinizdir. Sizin öğrettiklerinizle o kendi  hayatını kuracak, düşünsenize…  Ona kıskançlığı öğretmeyin, başkalarını sevdiğinizi söyleyerek. Onu yalnız bırakmayın, diğerleriyle düşüp kalkarak. Onu görmezden gelmeyin, yüzüne bakmayarak.

Her insanın hassas noktaları vardır ve kaç yaşında olursa olsun, o zayıf noktalar incitir onu. Siz onun, sizden uzaktayken gözyaşı dökmesine izin vermeyin.

Yoksa gücünüz asla yetmez yanınızda tutmaya.


Bu arada ilk yazı yazmaya babamın yastığının arasına sıkıştırdığım mektuplarla başladım.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...