10 Şub 2014

Durma noktası

Bazen zaman o kadar yavaş ilerliyor ki, durmak üzere sanıyorum. Nefes almak bile saatler sürüyor. Sürekli düşünüyorum. Ne yaptığını değil. Ne hissettiğini, tam da zaman durmak üzereyken, tam da şu anda...

Yorulmak... Hiç geçmez mi?

Ne hissettiğimi şu an anlayamayacak bir bilinçteyim. Bir zaman sonra kendime hangi kelimelerle açıklayacağım?

Yaşamak, şimdi çok geride kalan bir an.

"İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
Mutlu aşk yoktur. " *


*Annemin bir kitabı vardı, içinde de bu şiir. Yıllarca kapakta yazan "aragon" kelimesinin ne anlama geldiğini düşündüm. Çocuktum.
posted from Bloggeroid

22 Oca 2014

Beklemek

Zaman devam ederken insan yeni duygular öğrenmeyi bekler, çünkü bu yeni hisler ancak yaşadığına inandırabilir insanı.


Her duyguyu yaşadım demek için çok mu erken? Zamanın ilerleyişine rağmen yeni bir duyguyla karşılaşamıyorsam, ne demeliyim?

Yazmak için yaşayamaz insan. Yaşamak için yazar. Yürekten gelen her bir kelimede kendini sorgular, farkında olarak yaşamak için.

İnsanın acıdan kaçma sebebi hayatta kalma çabası. Acı çekmemek için korku duyar insan. Korku ise başka hislerin varlığına izin vermeyecek kadar güçlüdür.

Doğru ipuçlarını bulmak için hikayeyi baştan düşün.

Kimseye söyleyemediklerim içimi kemirmiyor, güç veriyor. Çok iyi tanınmak, zayıf düşürür.

Bazen hangisi gerçek dünya diye çok düşündüğüm olur, aklımdan geçenler mi gördüklerim mi?

Güçsüz olduğumdan oyundan atılmam, kendi oyunumu kurmam için geçerli bir sebep olabilir mi?

Beklemek, koşmaktan daha yorucu benim için.

17 Oca 2014

Tezer özlü

"Neden yazılır? Dünya acılı olduğu için yazılır. Duygular taştığı için yazılır. İnsanın kendi zavallılığından sıyrılması çok güç bir işlemdir. Ama insan bu, bir kez bu zavallılıktan sıyrılmaya görsün, o zaman yaşamı kendi egemenliği altında alabilir. İşte böylesi bir egemenliği bir iki kişiye daha anlatmak için yazılır ya da kendi kendine kanıtlamak için. Çünkü insanın kişisel özgürlüğü, kendi dünyasına egemen olmasıyla başlar. Dünyasına egemen olan insan, acıları coşkuya, bunalımı yaratmaya, sevgisizliği sürekli aşka dönüştürebilir. Ben dünyama egemen olabilmeyi edebiyatla öğrendim."

"Sizin düzeninizle, akıl anlayışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla hiç bağdaşan yanım yok. Aranızda dolaşmak için giyiniyorum. Hem de iyi giyiniyorum. İyi giyinene iyi yer verdiğiniz için. Aranızda dolaşmak için çalışıyorum. İstediğimi çalışmama izin vermediğiniz için. İçgüdülerimi hiçbir işte uygulamama izin vermediğiniz için. Hiçbir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, birşey yapıldı sanıyorsunuz. Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlerinizle, okullarınızla, işyerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. Ölmek istedim, dirilttiniz. Yazı yazmak istedim, aç kalırsın dediniz. Aç kalmayı denedim, serum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz. Hiç aile olmayacak insanla bir araya geldim, gene aile olduk. Ben bütün bunların dışındayım."

"Şunu öğrenmelisin: Sen hiç bir işe yaramaz değilsin. Seni senden çalan toplumdur."

9 Oca 2014

Yeni başlangıçlar beklerken

Bazen, artık bir hikaye yazmak gelmez içinden. Sessizce beklersin yazılan bir hikayede yer almayı.

Belki de bunu bile beklemesin, yeteri kadar hırpalandıysan eğer.

2014'e ve getirdiği tüm güzelliklere sevgiler.

posted from Bloggeroid

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...